![]() |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||
Sinemaforum.net Reklam |
|
|
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Profesyonel
Üyelik tarihi: 13-05-07
Kayıt Sırası: 15209
Mesajlar: 102
Artist : Film : Rep Gücü: 118
Rep Puanı: 4
Popülerlik: İletişim ; |
HAKKINDA YAZILNLAR
Kardeşim 28 Şubat sürecinde ordudan atıldı; şimdi Amerika’da el üstünde Zaman 10 Ocak 2005 Abdullah Çatlı sizin için nasıl bir tiptir? Benim karakterlerimle Abdullah Çatlı’nın ilgisi yok. Allah rahmet eylesin, doğru mu yaptı, iyi mi yaptı, bu ayrı bir konu. Bakın, Kurtlar Vadisi’ni yaparken, şuradan hareket ettik. Türkiye’nin milli gelirinin yarısı, karanlık ve puslu bir vadiden geçiyor ve vergilendirilmiyor. Bu, masum her vatandaşa kesilmiş, toplumsal bir haraçtır. Biz hayal kahramanlarımızı, Türkiye’nin yakın geçmişinde yaşanan şeylerin içine yerleştirdik. 90 sonrası mafyalaşmanın nerelere kadar gittiğini anlatıyoruz. Bu olurken insanlar, birilerini birilerine benzetiyor. Hiç kimse, hiç kimse değil. Ayrıca Abdullah Çatlı’nın filmi yapılabilir. Bir gün yaparız. Yaparsam bunlardan ayrı Abdullah Çatlı diye yaparım. Siz bir söyleşide Çatlı ile ilgili bir soru üzerine “Her şey legal olmalı. Ama neyin legal olduğuna devlet karar verir.” dediniz. Legal, kanuni demek. Ama her kanuni olan şey, hukuki değildir. Devleti zaten kanunlara dayanarak soydular, soğana çevirdiler. Devleti kim ele geçirirse legalliği onun belirlemesi korkunç değil mi? Korkunç tabii. Kimin, hangi legal güçleri kullanarak devleti ele geçirmeye çalıştığını deşifre eden, o labirentleri gösteren bir film yapmaya çalıştık. Buradan okumayıp da, bu filanca mı diye sorarsanız, buna cevap vermem. Devleti devlet yapan şey, kimin ele geçirmesiyle değişmemesi gereken kurallardır. Legallik budur. O zaman legal demeyeceksiniz. Hukuki diyeceksiniz. Devletin öyle bir yapısı olmalı ki, devleti kimse ele geçirememeli. Ne demek devleti ele geçirmek? Ama bütün siyasi mücadeleler bunun için değil midir? Hayır. Atatürk’ün dediği gibi, devletin bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün müesseselerine girilmiş olabilir. İşte o anda öyle bir şey yapar ki. Bu bir ruhtur, hatta bir teşkilattır. Bu teşkilat kalkar ve o durumu düzeltir. Biz hayali bir teşkilat kurduk filmde. Olmalı böyle bir teşkilat ki ben kendimi güvende hissedeyim. Ama var zaten. Özel Harp Daireleri var. Başka şeyler var. Bunlarda da ne çok yanlışlar oldu... Bunlarda da yanlış olduğunda, devleti ele geçirmeye kalktığında onları da eleştiririm. Ben sinemacıyım. Ben soyut bir fikri uyandırıyorum. Siz uyandırmıyorsunuz. Var olan bir fikri besliyorsunuz. Böyle teşkilatlar hep oldu, birileri vatanı kendi bildiğince kurtarmaya çalıştı, neler olup bittiği hiçbir zaman tam açıklığa kavuşmadı. Siz soruşturacaksınız. Her mesleğin işi farklı. Farklı farklı yerlerden bakıp, devleti kontrol edeceğiz, adalet talep edeceğiz ve inandığımız devletin yıkılmayacağını göreceğiz. Ben bir devlete inanmak istiyorum. Peki devlet güvenliği gerektirdiğinde ***ri resmi biçimde insan öldürülebilir mi? Yok. Ama “Ne yaptıysak devlet için yaptık” dedi bazıları. Sorumlusu ben miyim? Benim işim, birileri yanlış yapıyorsa bunu sinema üslubunda eleştirmek. Miroğlu’na dedi ki o filmde bir karakter: ‘Güneydoğu’da bir şey oluyor. Burada bu işi yapanlar, işte uyuşturucu ticareti, savaş sanayiinde kullanılan birtakım maddelerin kaçakçılığı, petrol meselesi, su meselesi; sonuçta burada bir düzen kurulacak. Ve doğan her beş Kürt çocuğundan üçü ölecek elli yıl boyunca.’ Bunu söyleyen karakteri de Yeşil’e benzettiler. O mu, bu mu, bana ne kardeşim. Ben bir karakter çiziyorum. Kurtlar Vadisi’nin adalet talebini doğurmadığını, aksine kötülüğü korkulacak bir şey olmaktan çıkarttığını, normalize ettiğini, hatta sempati yarattığını düşünüyorum. Hayır. Bence normalize olmuyor. Siz vatanınız için, sevgilinizden, ailenizden vazgeçer misiniz? Kim vazgeçebilir? Dizinin ana fikri budur. Siz, vazgeçenlerden biri mi olurdunuz yani? O noktaya gelirse vazgeçebilirim. Bu vazgeçmek değil, onların hakkını savunmaktır. Vatan ve devleti eleştirerek bir yere varamayız. Ama vatan ve devlet adına kötü şeyler yapanları sorgulamamız gerekiyor. Bunun için vatan ve devlet sevgisine ihtiyacımız var. Benim inandığım şey, devletin kutsallığı, vatanın savunulması gerektiğidir. Devlet kutsal olunca, ben devletin başındakileri sorgulayamam. Diyecek ki, “Devletin kutsallığına halel getiriyorsun”. Bakın benim kardeşim orduda binbaşıydı, doçentti, anatomi hocasıydı, efendi bir adamdı. 28 Şubat sürecinde pat diye atıldı. Bir akşam telefon etti. Dedi ki, “Abi arkana yaslan. Derin bir nefes al, sana bir şey söyleyeceğim. Bana yol göründü. Bugün bir zarf aldım. 15 gün içinde lojmanımı, masamı, fakültemi, her şeyimi terk etmem gerekiyor.” Dedim ki, hiç canını sıkma, her şeyde bir hayır vardır. Sakın kalbinden, mensubu olduğun yere karşı bir kötü fikir geçirme. Bugün bu kararı veren insanlar yanlış yapabilirler. Bu tür yanlışlıklar, Türk ordusunun beş bin yıllık kesintisiz varlığını kafanda, gönlünde yıkmasın, sakın. Peki adalet talebinize ne oldu? Bu sorgulanamaz bir şeydi. Mahkeme edilemediği için hak talep edilemedi. Asıl buna karşı çıkmanız lazım değil mi? Tabii ki lazım. Ama benim canım yandı diye yaygara yapmamın bir anlamı yok. Bu fikir için tabii ki savaşıyorum. Ve beş bin yıllık müesseseye zarar vermeden yaparım bunu. Kardeşimin arkasında durdum. Gereğini yaptık. Amerika’da öğretim üyesi şu anda. Türkiye bir bilim adamını kaybetti. Şimdi orada dünya çapında bir timin başında projeler üretiyor. Ordudan iki sebeple atılır insan. Bir dinî, diğeri mali sebeplerle. Sizinki hangisiydi? Sebebini bilmiyoruz. Gerekçeler açıklanmaz diye bir yasa vardı. Bu tür konularda ordumuzun şeffaf olmasını isterim tabii. Bir üstünün, kıskançlık nedeniyle başka bir gerekçeyi kullandığına inanıyoruz. Harran Üniversitesi gibi binası olmayan üniversitelere bile alınmadı kardeşim. Amerika’nın üç büyük üniversitesinden Colombia Üniversitesi bu adama üç ay sonra “Kalk gel kardeşim, harikasın.” dedi. Ama kendinden altı ay kıdemli bir hıyar, büyük bir ihtimalle buna bir kulp buldu. Ayağını kaydırdı. Ama İlahi adalet diye bir şey var. Neyse bunu söylemeyeyim. Ona bu kötülüğü yapanın başına bir şey mi geldi? Evet. Ailesi var, söylemeyeyim. Zaten meselemiz o değil. Ana fikri kaybedersek, sistemi kurtaramayız. Ama hukuk isteyenlere devlet düşmanı damgası o kadar kolayca vuruldu ki... İşte bu yüzden ‘sistem nasıl çalışıyor’u deşifre etmemiz gerekiyor. Kurtlar Vadisi bunu yapıyor. Siz ülkücü bir kökenden geliyorsunuz. Bu kesimin yanlışları yeterince sorgulandı mı? Ben 12 Eylül 1980 sabahından itibaren hiçbir kesime, hiçbir siyasi görüşe ait değilim. Dostlarım, arkadaşlarım var. Beni o zaman ülkücü yapan duyguya saygım var. Türk olmayı seviyorum. Ama yapmamız gereken çok şey var. Yeni bir proje üretelim bu ülke için. Ben buna bakıyorum, ben sinemacıyım. Ülkücülerin yanlış işler yaptığını hiç söylemediniz. Ülkücülerin içinde yanlış işler yapan da var, doğru işler yapan da. Devrimcilerin içinde de var. Daha sonra bunları ranta çeviren, arkadaşlarının kanını, canını içenler var her tarafta. Yirmi yıl önce ben ülkücülerin içindeyim diye bunların kirlenmesinden ben sorumlu değilim ki. Ne teşkilat yönettim, ne bir olaya girdim. O zaman da kitap okudum, şimdi de okuyorum. O zaman da film çekmeye çalışıyordum, şimdi de. Kurtlar Vadisi’nin Baron’u bize yanlış yaptı Bir hata yaptınız da Kurtlar Vadisi’nden size el mi çektirdiler? Hayır. Tamamen benim teklifimdir. Başka hedeflerim olduğu için, arkadaşlara dedim ki ‘ben devam etmek istemiyorum’ Başka işlerinize engel değildi ki. Çünkü yönetmeni de, senaristi de değildiniz. Bir anlamda genel yönetmeni benim. Benim asistanım yönetiyor. Ben geriye dönüp bakmayan bir adamım. Kurtlar Vadisi’nin 55’inci bölümden sonrasının sorumlusu arkadaşlarım. Devlet içinde bazı grupların, kutsal devletin âlî menfaatleri için bu diziden nemalanmak istemeye başladıkları, siz de çıngar çıkacağını hissettiniz ve ‘ben yokum arkadaş’ diye mi bıraktınız yoksa? Hayır, hayır. Ben başka bir şey yapmak istiyorum. Benim için doyum noktası bu. Bu kadar nettir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Sinema Sever
Üyelik tarihi: 14-10-07
Kayıt Sırası: 19130
Mesajlar: 1
Artist : Film : Rep Gücü: 103
Rep Puanı: 0
Popülerlik: İletişim ; |
Hocam ben dizi oyuncusu olmak istiyorum.Ayrıca senaryo da yazıyorum.Bana yardımcı olursanız sevinirim.Sizin de takdir ettiğiniz gibi izmir de kolay kolay bir şey olunamıyo bana yardımcı olun lütfen ben yapımcı olarak bir tek sizi geçerim o yuzden size sesleniyorum benim telefonum 05066179050 bana ulaşın lutfen adresımde ardaa77_01@hotmail.com benayrıva sinema ve tv bolumunde okuyorum
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Sinema Sever
Üyelik tarihi: 15-10-07
Kayıt Sırası: 19168
Mesajlar: 34
Artist : Film : Rep Gücü: 102
Rep Puanı: 0
Popülerlik: İletişim ; |
beceriksiz cahil bir hiç.
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Sinema Sever
|
bence osman sınav müthişş film yapıyor
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| En güzel dizi ? | dOubLe | Gereksiz Fazla Konular | 77 | 01-13-2008 01:29 AM |
| Sınav: Eğlenceli ama iç acıtan bir film ! | MyRit | Sinema Haberleri | 12 | 05-05-2007 01:08 AM |
| Osman Sınav | dOubLe | Yönetmenler, Senaristler, Yapımcılar vb. | 1 | 03-27-2007 06:13 PM |
| Sınav | BG-RAP | Sinema | 0 | 10-18-2006 06:18 PM |
| Vizyona giren fimler. | RonaLdo | Vizyondaki Yabancı Filmler | 20 | 10-15-2006 02:51 PM |