Sinema Film Dizi Forumları  
Geri git   Sinema Film Dizi Forumları > Sinema > Sinema Genel > Yönetmenler, Senaristler, Yapımcılar vb.
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et

Sinemaforum.net Reklam



Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-21-2007, 09:34 PM   #1
fiLinta
Efsane
 
Üyelik tarihi: 11-06-07
Kayıt Sırası: 16253
Mesajlar: 1.453
Nerden: Hollywood

Artist : Eva Green , Daniel Craig
Film : Casino Royale, I Am Legend, The Mist.
 
Rep Gücü: 149
Rep Puanı: 1690
Popülerlik:
fiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant futurefiLinta has a brilliant future

İletişim ;
fiLinta - İCQ üzeri Mesaj gönder fiLinta - AİM üzeri Mesaj gönder fiLinta - MSN üzeri Mesaj gönder fiLinta - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Sırrı Süreyya Önder



Filmleri - Oyuncu (1 Film)
Beynelmilel Servet 2006

Filmleri - Yönetmen (1 Film)
Beynelmilel 2006

Filmleri - Müzik (1 Film)
Beynelmilel 2006

Filmleri - Senaryo (1 Film)
Beynelmilel 2006


Ödülleri
14.Adana Altın Koza Film Şenliği, 2007
En İyi Senaryo Beynelmilel
18.Ankara Film Festivali, 2007
Onat Kutlar En İyi Senaryo Ödülü Beynelmilel
EYLEM DE YAPTI, CEZAEVİNDE DE KALDI; ÇOK OKUDU, ÇOK ÇALIŞTI
Öykü yerel, film Beynelmilel

Sırrı Süreyya Önder'in "Niye sinema yapmak istiyorsun?" sorusuna yanıtı, "Valla öfkeliyim biraz"dı... Herkesi öfkelendirebilecek bir hayat yaşadı, ama filmine en doğrusunu yansıttı. "Demir yürekliyim" de dese o da ağladı


Bir Portre - Asu Maro

Beyoğlu Pera Sineması, sene 2003. Yılmaz Güney'in "Duvar" filmi gösterilmekte. Fuayede bir afiş: "Senaryo yazmak ister misiniz?"... Sırrı Süreyya Önder biraz da izlediği filmin coşkusuyla belki, afişteki numarayı arar ve Senaryo Stüdyosu'ndan bir randevu alır. "Neden sinema yapmak istiyorsun?" olur Barış Pirhasan'ın ilk sorusu. O meşhur cevabını verir: "Valla öfkeliyim biraz." İyi bir sebeptir Pirhasan'a göre sinemaya başlamak için. Ama devam etmek için bir handikap. Öfkesiyle arasına mesafe koyacağını söyler ve kolları sıvar. Öyle de yapar, çünkü böyle bir hayat hikâyesiyle "Beynelmilel" gibi bir film yapabilmek için ciddi mesafe alması gerekir insanın öfkesinden...


Lise 2'de cezaevine
7 Temmuz 1962'de Adıyaman'da yoksul ve sosyalist bir aileye doğar Sırrı Süreyya Önder. Önce berberlik, sonra dava vekilliği yapan babası Ziya Önder, Türkiye İşçi Partisi'nin Adıyaman İl Başkanı'dır ve 35'inde sirozdan ölür. Dört kardeşin en büyüğü Sırrı 8 yaşındadır daha. Babalarından bir sürü kitap kalır, bir de 35 bin lira borç. Dostları toplanıp borcu öderler, Önder ailesi de dede evine sığınır. Bir göz odada 7 nüfus...
Sekizinde kentin tek fotoğrafçısına çırak olarak girer Sırrı Süreyya Önder. Çok başarılı bir öğrencidir. Milliyet'in bilgi yarışmalarında, münazaralarda birincilikler alır. İlk okuduğu kitap Orhan Kemal'in "Bereketli Topraklar Üzerinde"sidir. Adıyaman Lisesi'nde ise edebiyat öğretmeni, Dostoyevski ile tanıştırır onu, "Karamazof Kardeşler"i ömür boyu elinden düşürmez.
Lise 1'den itibaren babasının izinden giderek örgütlü sosyalist yapıların içinde yer almaya başlar. Cezaeviyle de Lise 2'deyken tanışır. Maraş olaylarını protesto ettiği için... Yaşı küçüktür, çabucak serbest kalır.


Küçük yaşta aldı sazı eline
Aileyi geçindirdiği, lastikçilikten otomobil tamirciliğine birçok iş yaptığı için devam mecburiyeti olmayan bir üniversite aramaktadır. Cezaevinde tanıştığı bir Mülkiyeli yol gösterir ona, tek tercihi Siyasal'a ikinci olarak girer. Kent-Koop'ta marley işçiliğine başlar fakülteyle birlikte. Arada da geceleri pavyonda çalışır. Küçük yaşta almıştır sazı eline, sonrasında cümbüş ve ut eklenmiştir buna. Bir yıl sonra, 12 Eylül'le beraber yeniden cezaevine girer. 12 yıl hüküm giyer ve açlık grevleriyle, direnişlerle geçen altı yılın sonunda çıkar. Yükseköğrenim hakkını kaybetmiş olarak.
Adıyaman artık yaşayabileceği bir yer olmaktan çıkmıştır. Değil iş, selam verecek adam bulamaz memlekette. İstanbul'a gelir, Sirkeci'de elektronik aletler satan bir firmaya kamyon şoförü olarak girer. Ruhuna da iyi gelir şehir şehir gezmek...
Ve bir gün borca bir kamyon alır, kendi işini kurar, biraz rahata erince de evlenir. Dört yılın sonunda işi de bozulur, evliliği de. Geriye bugün 16 yaşında olan kızı Ceren kalır.
Rusya'da, Ukrayna'da, Bulgaristan'da inşaatlarda çalışır. Kazakistan'dayken bir telefon alır. Siyasal'dan arkadaşı Tuncay Özkan'dır arayan. "Bir kanal kuruyorum, inşaatını sen halleder misin?" der... Kalkar gelir Kanaltürk'ün inşaatını yapmaya...


Bilindik diziler...
İnşaatlarda bile her boşluk bulduğunda yazdığı bir romanı vardır: "O Tozlar Bu Çamurları Getirdi". Senaryo Stüdyosu'na kabul edildiğinde kafasında onu senaryoya çevirmek vardır. Sinema hakkında çok okumuştur, bir dönemde öğretmen kadrosuna kaydırırlar Önder'i.
Artık hayatını yazarak kazanmaktadır. "Kızlar Yurdu", "Aşka Sürgün", "Emret Komutanım" gibi dizilerin yanında "Beynelmilel"i yazar ve Meral Okay'a götürür. O da onu Uğur Yücel'e gönderir. Yücel hem filmi çekecek hem de başrolü oynayacaktır, ama bir şekilde olmaz o iş. Önder de kendi çekmeye karar verir filmi. Feyzi Tuna ve Atıf Yılmaz'dan çok destek görür. Bir ortak dostları da Muharrem Gülmez ile tanıştırır onu ve filmin birbirini tamamlayan iki yönetmeni buluşmuş olur. BKM de projeye tam destek verince 3 Temmuz 2006'da 'motor' derler.


'Bir açlık hikâyesi'
Bir gece önce gözüne uyku girmez, Feyzi Tuna'yı arayıp "Kaçsam beni saklar mısın?" der... Monitörden ilk sahneyi izlediğinde ise gözyaşlarına boğulur. Kendi deyişiyle 'demir yürekli bir adam olduğu halde'... Dört yıllık düşü hayata geçiyordur. Ve "Beynelmilel" kendi kanatlarıyla uçar nihayet. Yönetmenini, yapımcısını, oyuncusunu gururlandırarak, Ankara, İstanbul ve en son Altın Koza festivallerinden ödüllerle dönerek... Sırrı Önder'i en çok onurlandıran ise kimsenin 'samimiyetini' sorgulamaması olur.
Film katılacağı 10 küsur uluslararası festival için yola düşerken Önder'in gündeminde Maraş katliamını anlatacağı "Süt Tozu" ve bir Müslüm Gürses biyografisi var. "Bir yoksulluk hikâyesi" diyor ve son sözünü söylüyor: "Bu ülkede yedi milyon kişi açlık sınırında yaşıyor. Dolayısıyla yoksulları içermeyen hiçbir ürün bu ülkenin geleceğine anlamlı bir katkı yapmaz. Benim sinema yolculuğum yoksulluk ve yoksulluğun yarattığı endikasyonlar üzerinden gidecek. Bu hikâyeleri anlatacağım."


fiLinta isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Seksin sırrı çözüldü! ZeraZenga Sohbet 5 06-14-2007 12:02 AM
Beynelmilel (2006) Day2Die Sinema 3 06-03-2007 04:47 PM
Süreyya Duru ( 1930)- (1988) fernerfb Yönetmenler, Senaristler, Yapımcılar vb. 0 05-13-2007 02:59 PM
Önder Somer MyRit Yeşil Çam Oyuncuları 0 01-29-2007 11:49 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:03 AM .


Hosting Hizmetleri